Sağlık

Varis Tedavisi

Varis Tedavisi, sağlık bölümümüzde Varis Tedavisi ile alakalı bilgi aktaracağız.. Varis Tedavisi ile merak ettiğiniz tüm yanıtlar makalemizde

Varis Tedavisi

Varis, deri tabakasının hemen altında şişmeye başlayıp büzüşen ve genişleyen bu görüntüler sonucu cilt üzerinde görünümü bozan yapısı bozulan damarlara denir. Varisler çoğunlukla bacak bölgelerinde kendini gösterir.  Kılcal, orta ve büyük çaplarda olmak üzere üçe ayrılır. Bu rahatsızlığın şimdilerde ameliyatsız metotları de kullanılmaktadır. Varis genelde mavi, yeşil, kırmızı yahut mor renklerde görülmektedir. Damarların içinde bulunan kapakçıklar hasar görerek kanın ters yöne akmasına yol açar. Böylelikle varis hastalığı meydana çıkar. Varis nasıl tedavi edileceği teknolojinin ilerlemesiyle şimdilerde ameliyatsız da tedavi edilmektedir.

 İnsan vücudunda çeşitli özelliklere sahip ve kilometrelerce uzunlukta damarlar bulunmaktadır. Bacaklarda bir araya gelen varisler kılcal ve toplardamarlar da görülür. Kirli kan temizlenmesi için kalbe gitmek zorundadır. Kalp bacaklardan yukarı bölgede olduğu için damarın içinde kanı yukarı pompalama görevi olan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar çek valf görevini yaparlar yani yukarı doğru çıkan kanın aşağı akmasına engel olurlar. Hasar gördüklerinde tüm kanı yukarı pompalayamazlar ve kanın bir kısmını kapakçığın içinden kaçırırlar. Geri kaçan kan aşağıda toplandıkça pıhtılaşma söz konuşur. Bu pıhtılaşma zamanla damarların genişlemesine, büzülmesine yani kısacası damarın şekil bozukluğuna neden olmaktadır. Bu şekil bozuklukları derinin üzerinden bariz bir biçimde görünür. 

Varis riskine neden olan birden fazla neden bulunmaktadır. Bunlara misal olarak genetik durumlar, ilerleyen yaş, cinsiyet, gebelik, fazla kilo, sağlıksız beslenme, hareketsiz sporsuz yaşam gibi konular varis riskini tetikler. Varislerin iyileşmesi için bireylerin yaşam düzenini değiştirmesi gerekebilir ve cerrahi müdahale ile tedavi edilir.

 Küçük kan gruplarının geçtiği kan damarlarına kılcal damar denir. Çoğunluğu bacaklarda ve yüzde bulunur. Kılcal damarlar kırmızı renktedirler.

Bir kılcal damar çeşidi olan örümcek damarlar daha ufak boyuttadır. Bu damar tipi vücuttaki en ufak kan damarıdır. Bacaklarda ve yüzde görülen bu damar tipi kırmızı ve mavi renktedir. Şekli örümcek ağı gibi olduğundan örümcek damarlar adı verilmiştir. Görünüş yönünden rahatsız edecek düzeyye gelmemiş ise tıbbi bir müdahaleye ihtiyaç duyulmaz.

Deri üzerinden herhangi bir biçimde çıkıntı yapmazlar.
Çok ince yapıya sahiptirler.
Kırmızı ve mor renklerde gözlemlenirler.
Çoğunlukla kılcal damar genişlemesi olarak adlandırılırlar.
İnsanlarda çok yaygın biçimde görülürler.
Bölgesel kılcal damarlar pek fazla şikayete neden olmazlar. Sadece görüntü estetik açıdan hoş olmayan görünüme sebep olabilirler.
Küçük bir bölgede olabildiği gibi, çok daha kapsamlı bir çapta bulunabilirler.
Yaygın varisler kaşıntı, ağrı ve sızlama gibi acı hislerine neden olabilmektedir.
Doğru uygulanacak tedavi metotları ile kolay bir biçimde tedavi edilebilirler.

Cilt üzerinden hafif kabarıklık ile gözlemlenen varis tipidir.
Koyu yeşil ve mor renkte gözlemlenir genelde.

2-3mm çapında gözlemlenir.
Çoğunlukla diz kapaklarının arka bölümünde görülürler.

Cilt üzerinden net bir biçimde gözlemlenir ve görünümü çok belirgindir.
En net varis tipidir.
Boyutları 3mm’den büyük çaplıdır.
Büyük olmasına rağmen hastalarda herhangi bir şikayet işitilmez.
Bazı bireylerde de tam aksine yoğun şikayetler vücut bulur.

Ailesinde hatta akrabalarında varis bulunan bireyler risk altındadır. Varisler genetik durumlardan dolayı ailede olan bir kişiden çocuğa geçebilir. Her ailesinde varis olan kişi bu hastalıkla karşılaşacak diye bir durum yoktur. Bunun dışında ailesinde hiç varis olmayan bireylerde varis hastalığıyla karşılaşabilirler. Gözlemlere göre damar genişlemesi sorunu olan bireylerin %50’sinin ailesinde de varis hastalığına rastlanmıştır.

İlerleyen yaş, damar içinde bulunan kapakçıkların yorulmasına ve görevlerini tam anlamıyla yerine getirememesine neden açar.

Kadınlarda erkeklere kıyasla daha yaygın görülmektedir. Ergenlik, gebelik ve menopoz gibi zamanlarda yaşanan hormonel değişiklikler sebep olabilirler.

Hamilelikte büyüyen anne karnı, hareketsizlik ve git gide artan kilo damarlara baskı yapmasına neden olmaktadır. Gebelik zamanında yaşanan varisler çoğunlukla doğum sonrasında kendiliğinden kaybolmaktadır.

Fazla kilolar bacaklarda ki damarların aşırı baskı altında kalmasına yol açtığundan varis oluşumunu tetiklemektedir.

Bilhassa mesleki durumlardan yahut çeşitli nedenlerden dolayı uzun süre hareketsiz bir biçimde ayakta durmanız veya oturmanız gerekiyorsa siz de varis hastası adayı olabilirsiniz.

Bacaklarda önceden yaşanan kan pıhtıları kanın kalbe doğru pompalanma görevini önüne geçer ve varis riskinin artmasına sebep olabilirler.

(varis çeşidine göre belirtileri de değişiklik göstermektedir.)
Cilt üzerinden belirgin şişkinlik,, büzülme ve kötü görüntü.
Gün içinde git gide artan ağrı hissi.
Bacaklarda titreme, sızlama, yanma.

Farklı nedenlerden dolayı uzun süre hareketsiz bir biçimde ayakta veya oturup durulmamalıdır. Zaman aralıklarıyla mutlaka hareket edilmelidir. Bacakların üzerine oturulmamalıdır. Kan dolaşımının rahat olmasına dikkat edecek oturuş pozisyonlarını seçmelisiniz. Bacaklarınızın yukarıda durmasını sağlamak olabilecek ise bundan hiçbir koşulda kaçınmayınız. Günlük olarak minimum 30 dakika yürümeye özen göstermelisiniz. Evde egzersiz yaparak bacaklarınızdaki kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Fazla kilolarınızdan kurtulmaya çalışın. Verilen her kiloda kan akışı rahatlayacak ve bacaklarda ki baskıyı azaltacaktır. Dar kıyafetler giymemeye gayret gösterin. Bilhassa bel, kasık ve bacakları sıkmayan kıyafet tercih etmeye çalışın. Dar kıyafet seçildiğinde kan dolaşımı yavaşlatır. Çok fazla topuklu ayakkabı giymekten kaçının. Doktorunuz varislerinizin durumuna göre uygun çorap önerir. Bu çorap

bacaklarınıza baskı yapar ve kan birikimini önüne geçer. Ayrıca bacaklarda ki ödemlerin de azalmasına yardımcı olmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu