Biyografi

Albert Einstein Neyi Buldu? Neyi İcat Etti?

Albert Einstein Neyi Buldu? Neyi İcat Etti?, güncel bilgiler bölümümüzde Albert Einstein Neyi Buldu? Neyi İcat Etti? başlığı altında detaylı bilgiler vermek istedik. Albert Einstein Neyi Buldu? Neyi İcat Etti? haberimizin detayları..

Albert Einstein Neyi Buldu? Neyi İcat Etti?

Albert Einstein Neyi Buldu? Neyi İcat Etti?

Alman asıllı Amerikalı kuramsal fizikçi Albert Einsteir. yalnızca düşünce yoluyla uzayın temel ilkelerini bulan dahi bir bilim adamıdır. Einstein, 14 Mart 1879 senesinde Almanya’nın Ulm şehrinde dünyaya gelmiştir.

Altı hafta sonra ailesi Münih’e taşınmış, bu vesileyle 1888 senesinde Münih’teki Luitpold Gymnasium’da orta öğretimini almaya başlamıştır.

Babası Hermann Einstein aslen bir tüccarken ardından 1880’de Münih’te kardeşiyle birlikte elektrikli aletler üreten Elektrotechnische Fabrik J. Einstein Cie fabrikasını kurmuştur. Bu fabrika, Oktoberfest’e ilk ışıklandırmayı ve Münih’in bir banliyösü olan Schwabing’e ilk kablolamayı sağlayan fabrika olmuştur. Anne Pauline Koch ise ev işlerinden sorumluydu. Einstein’in kendisinden 2 yaş ufak Maja adında bir de kız kardeşi vardı.

İçindekiler

  • 1 Einstein’i Derinden Etkileyen Olaylar 

    • 1.1 Max Talmud Ve Küçük Albert Einstein 
    • 1.2 Einstein Eğitmenlik Hayatı 

      • 1.2.1 Einstein’ın Görelilik Teorileri 
      • 1.2.2 Einstein’ın Siyasi Yönü 
      • 1.2.3 Einstein’ın Allah İnancı Ve Din Hakkındaki Düşünceleri
    • 1.3 Einstein Aldığı Ödüller 

Einstein’i Derinden Etkileyen Olaylar 

Einstein, yaşamında karşı karşıya geldiğı iki olayın kendisini den etkilediğini ifade etmiştir. Bunlardan biri daha beş yaşındayken tanıştığı pusulaydı. Babasının ona verdiği bu pusulanın iğnesinin boş uzayda görünmeyen bir şey aracılığıyla hareket ettirildiğini fark eden Einstein, görünmeyen güçlerin pusulanın ibresini hareket ettirmesinden dolayı çok şaşırmıştı. Bundan sonra da tüm hayatı boyunca görünmeyen güçlere karşı büyük bir hayranlık duymuştur. İkinci etkilendiği mucize ise 12 yaşındayken keşfettiği bir geometri kitabı idi. Einstein ‘kutsal ufak geometri kitabım’ dediği kitabı bir çırpıda okuyup bitirmişti.

Bir orta sınıf Yahudisi olan ailesi, Albert Einstein’ı dindar bir kişi olarak yetiştirmiştir. Bu nedenledir ki Einstein halen 12 yaşlarındayken kuvvetli bir Allah inancına sahipti. Allah’a övgüyle yücelten ilahiler besteleyip onları okula giderken yolda söyleyen bu ufak dahinin sonraki zamanlarda okuduğu bilim kitapları genelde dini inançlarına ters düşen çelişkili izahlar içermesine rağmen o bu mantıklardan hiç etkilenmemiştir. Özellikle Allah’ın mucizeyi yaratışının üstünü örtmeye çalışan eğitim sistemi dikkatini çekmişti.

Max Talmud Ve Küçük Albert Einstein 

Einstein, genç bir tıp öğrencisi Max Talmud’dan (ardından Max Talmey olmuştur.) çok etkilenmişti. Sık sık Einsteinlerin evinde akşam yemekleri yiyen Talmud, Einstein’ın özel öğretmeni olmuş ve kendisine matematik ve felsefe dersleri vermeye başlamıştı. Talmud on yaşındaki Albert’e, Kantin Saf Mantık Eleştirisi ve Öklid’in Elementleri de dahil olmak üzere temel matematik, fen ve felsefe kitapları vermiştir. Einstein on iki ya-geldiğinde bu ders kitaplarından Öklid’in geometrisini öğrenmeyi başarmıştır. Bu gelişme onun cebiri araştırmaya başlamasına mühim bir vesile olmuştur.

Einstein Öklid geometrisinin kendisinde uyandırdığı merakla, 16 yaşına geldiğinde, matematiğin çeşitli dallarına da merak sarmış, incelemelere ve araştırmalara başlamıştır. İşte bu dönem onun yaşamının dönüm noktası olmuştur. Talmud ona bundan öncekilerde çocuklara yönelik bir bilim serisi tanıtmıştı. Seri, Aaron Bernstein aracılığıyla yazılan Naturwissenschaftliche Volksbucher idi. (1867, 68; Fizik hususunda Popüler Kitaplar serisi). Burada yazar, bir telgraf teli içinde yolculuk eden elektriğin üzerine binerek onunla yolculuk etmeyi anlatıyordu.

Einstein gelecekle yıl boyunca düşüncelerini kaplayacak olan bir soruyu kendi kendisine sormuştur; Onun üzerine binip yolculuk edebilseniz ışık hüzmesi nasıl görünürdü?. Eğer ışık bir dalga olsaydı o zaman ışık hüzmesi tıpkı donmuş bir dalga gibi sabit görünürdü. Daha çocukken bile sabit ışık dalgalarının asla görünemeyeceğini bu yüzden de bir çelişki olduğunu düşünmüştü.

1894 senesinde Einstein’ın ailesi kötü giden işleri sebebiyle önce İtalya’nın Milan şehrine taşınarak orada bir akrabası ile iş yapmış, bir kaç ay sonra da Pavia’ya taşınmıştır. Einstein ise İtalya’ya gitmemiş, Münih’te bir pansiyonda kalmaya devam etmiştir. Einstein, ilk ‘bilimsel raporu’ olan ‘The investigation of the State of Aether in Magnetic Fields‘ı da bu sürede yazmıştır.

O zamanda ailesi Albert’in eğitimini tamamlamasını ise yordu. Lakin Albert Münih’te kendini yalnız hissediyordu. Ayrıca askerlik görevini yerine getirmesi gerekiyordu. Bu durum altı ay sonra Almanya’dan kaçarak ebeveynlerinin yanına İtalya’ya gitmesine yol açtı. Bunun üzerine annesi ile babam. okuldan atılmış, vasıfsız bir asker kaçağı olarak Einstein’in yüz yüze kalacağı büyük problemleri fark ettiler. Einstein’in geleceği onlar yönünden hiç de göz alıcı görünmemeye başladı.

Einstein Eğitmenlik Hayatı 

1908’de Bern Üniversitesi’nde ‘privatdozent’ (Avrupa eğitim sisteminde profesör olmak isteyen bireyler için kullanılan bir sıfat) sıfatıyla çalışmaya başladı. 1910 senesinde atmosfere ayrı moleküller olarak dağılan ışığın toplam etkisiyle alakalı yazısını yayınlayan Einstein, 1911’de Zürih Üniversitesi’nde yardımcı profesör oldu.

Kısa süre sonra Prag’taki Charles Üniversitesi’ndeki profesörlük teklifini kabul ederek Prag’a gitmiş ve bu şehirdeyken ışığın üzerindeki yerçekim etkileri, yerçekimsel kırmızıya kayma ve ışığın yerçekimsel sapması ile ilgili makaleler yazmıştır. O zamanda Alman astronom Erwin Freundlich, Einstein’ın bilime meydan okuyuşunun dünya çapında olumlu propagandasını yapmıştır.

1912’de Swiss Federal Institute of Technology’de profesörlük yapmak için yeniden İsviçre’ye dönen Albert Einstein, orada kendisine Riemannian geometrisini ve İtalyan matematikçi Tullio Levi Civita’nın tavsiyelerini gösteren Marcel Grossmann ile karşılaşmıştır. 1914 senesinde 1. Dünya Savaşı’nın başlamasından sonra Berlin’de profesör olarak yerel bir üniversitede çalışmaya devam etmiş, Prusya’da Academy of Science’a üye olmuş ve ardından da Prusya vatandaşlığına başvurmuştur. Academy of Science’da bulunduğu sırada Newton’un çekim yasalarından yararlanarak genel izafiyet kuramını oluşturmuştur.

1914’den 1933 yılına kadar Kaiser Wilhelm Fizik Entitüsü’nde direktörlük yapmış olan ünlü bilim adamı ayni yıl içinde yeniden Alman vatandaşı olan Einstein 1933 yılına kadar Berlin’de kalmış, Kaiser Wilhelm Fizik Enstitüsü’ndeki bu görevi sırasında 1920’den 1946 yılına kadar da Leiden Üniversitesi’nde üstün profesörlük ünvanıyla çalışmalarını sürdürmeye devam etmiştir. Lakin ardından siyasi bir takım nedenlerle Amerika’ya göç etmek zorunda kalmıştır.

Einstein’ın Görelilik Teorileri 

Berlin’deki ilk senelerında rölativite teorisinin doğru yorumunun bunun yanında zamanda yer çekimi teorisini de ihtiva etmesi gerektiğini düşünen bilim adamı, 1916’da genel görelilik teorisi için çalışmalarını yayınlamıştır. Bu zaman zarfında radyasyon 1 teorisi ve istatistiksel mekanik için de katkılarda bulunmuştur.

Genel Rölativite Teorisini bugünkü kullanılan şekli ile yayınlayan ünlü bilim adamı Einstein, değişmez bir evrende bulunan nesnelerin aralarındaki etkileşmeleri veren evrensel gravitasyonel çekim yasası’nın yerine, değişen ve genişleyen, mutlak olmayan bir uzayda, ivmeli hareket eden bir evrende geçerli olan çekim yasasının varlığına dair açıklamalar yapmıştır.

Einstein’ın Siyasi Yönü 

Einstein Nazi hareketini daima küçümsemiş ve İsrail Devleti’nin gürültülü kuruluşunda her zaman ılımlı bir ses olmaya çalışmıştır. Amerika’daki antikomünist politikalara ve sivil haklara karşı çıkanlara meydan okumuştur. 1927’de de Brüksel’deki Emperyalizme Karşı Birlik’ kongresine katılmıştır.

1939’da Amerika Başkanı Franklin Delano Roosevelt’i Almanya’nın nükleer bir silah geliştirebileceğine dair uyaran Einstein’in bu ikazsını dikkate alan Amerika beş yıl sonra kendi nükleer silahını geliştirmiştir. Lakin Einstein Roosevelt’e yazdığı mektubunun ardından yaşanan bu gelişmelere yani nükleer silahların oluşumuna ve kullanılmasına yol açtığu için büyük pişmanlık duyduğunu hep dile getirmiştir. Hatta ben atomu iyi Birşey için keşfettim, insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar’ ifadesini tercih ederek, bundan dolayı duyduğu endişeyı ve pişmanlığı ifade etmiştir. Zaten Einstein yaşamının geri kalanında atom bombasının kullanım şeklinden rahatsızlığını dile getirerek ve buna karşı lobi faaliyetlerinde bulunarak bu düşüncesini ifade etmeye çalışmıştır.

Diğer yandan Einstein Almanya’dan çıktıktan sonraki zamanda bile yine Almanya’yı kasıp kavuran faşist Nazi yönetimine karşı mücadelesini bırakmamış, hem Batı’dan hem de Sovyet bloğundan yardım yolları araştırmıştır. Nobel ödüllü ünlü Alman doktor Albert Schweitzer ve İngiliz filozof Bertrand Russell ile birlikte olası nükleer testleri ve gelecekte yapılması olabilecek bombaları engellemek için lobi faaliyetleri yapmıştır.

Ölümünden bir kaç gün öncesine kadar bu konularda çalışmalarına devam eden Einstein ölümüne çok yakın bir vakit olan 1955 senesinde Bertrand Russell aracılığıyla Londra’da okunan ve Pugwash Bilim ve Dünya hadiseleri Konferanslar’ Örgütü’nün kuruluşuna öncülük eden Russell, Einstein Manifestosunu imzalamıştır.

Einstein’ın Allah İnancı Ve Din Hakkındaki Düşünceleri

Çağımızın en mühim bilim adamlarından birisi olan Albert Einstein bunun yanı sıra Allah’a olan inancı ile de tanınmıştır Einstein’ın din ve bilimle alakalı bir sözü şöyledir:

Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade edilebilir: Dinsiz bir bilim topaldır.

Einstein, evrenin kendi kendine oluşamayacak kadar müthiş bir düzene sahip olduğuna ve evrenin sonsuz bir aklın eseri olarak yaratıldığına inanıyordu. Yazılarında ve mektuplarında Allah’a olan inancından çok fazla söz eden Einstein için, evrendeki doğal düzenin harikalığı son derece mühimydi. Bir yazısında Einstein, Tabiatı araştıran herkesin içinde bir çeşit dini saygı olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştir:

Bilimle ciddi biçimde uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun olduğuna ikna olur. Bu yüzme bilimle uğraşmak, insanı dine götürür.

Einstein Aldığı Ödüller 

Bilim, tıp ve felsefe alanında bir çok Avrupa ve Amerikan üniversitelerinden doktora ödülü almış olan Albert Einstein, 1920’lerde Avrupa, Amerika ve hatta Uzak Doğuda bile dersler verdi ve dünyanın tüm ileri gelen bilim akademilerinin burs veya üyelik teklifleri ile ödüllendirildi. 1925’de Londra Royal Society’nin Copley Madalyası ve 1935’de Franklin Enstitüsü’nün Franklin Madalyası da dahil olmak üzere çalışmalarından dolayı birden çok ödül aldı. Ayrıca (Time) dergisinde yapılan (Yüzyılın İnsanı) adlı ankette Yüzyılın insanı seçilmiştir.

Paylaş

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu